• https://www.facebook.com/ilgazilisilik
ILISILIK KÖYÜ İNTERNET SAYFASINA HOŞGELDİNİZ

YÖREMİZİN DİLİ


— 

Abari:
Şaşkınlık ifadesi

Acans: Haberler
Ağanın: Abisinin,kendisinden küçüğe hitap etmek için kullanılır.
Ağzına keşkek: Şaşkınlık ifadesi
Anay anay: Seni gidi
Anay veran anay: Bıktırıcı kötülük, dert
Anadut: Tarlada biçilmiş ot yada desteyi insan gücüyle taşıma aleti 
Allasen: Allahını seversen (Lan aanın allasen şu işi halledivi)
Alma: Elma
Amel: İshal,tırık
Asortik Sosyetik
Avlu: Evin önündeki duvarla kapalı üstü açık bahçe.
Avuz: İneğin doğum sonrasında, koyu kıvamdaki ilk sütü (içine şeker katılarak insanlar tarafından da yenir)
Azdurucu Canavar

— 

Bakale: Buraya bak
Bakraç, bakrak: kova
Basdak: Merdiven
Bekit: Kapat, ört
Bencileyin: Bana göre, benin düşünceme göre
Bıza: Buzağı
Bıldır: Geçen yıl
Bi Sardı, Bi Sardı Çok keyifliydi, çok eğlendik
Buzalacı: İnek, kömüş gibi hayvanların gebe olması
Bürgü: Başörtüsü
Bürgün: Yarından sonraki gün

— 

Canım cerem kalmadı: Çok yoruldum
Carcur: Şarjör
Carıltı: Gürültü, yaygara
Cember: Tülbentten başörtüsü
Cere: Güç, kuvvet, takat
Cık kadar: Azıcık, bir parça
Cımbıldamak: Bir kabın içerisindeki su yada sulu şeylerin çalkalanması
Cımbıt: Küçük üzüm salkımı
Cırcır: Fermuar
Cingan: Çingene
Cirpidek Birdenbire, çabucak
Cümcük: Çimdik, etini sıkıştırmak

— Ç 

Çaluklamak: Karıştırmak, yoklamak
Çebiş: Erkek keçi yavrusu
Çeç: Harmanda sürülüp savrulmuş buğday yığını
Çomak: Sopa, değnek
Çotura Su kabı, suyu muhafaza etmek için kullanılan ahşap su kabı
Çöğdürmek: Çiş yapmak
Çömez: Kısa boylu
Çömelmek: Hafif diz kırarak egilmek
Çömlek: Çölmek, topraktan yapılmış yemek kabı
Çördük: Yabani küçük armut
Çulsuz tazı Parasız, eline geçeni tüketip parasız pulsuz dolaşan

— 

Folluk Tavuğun yumurtlayacağı yere elle konulan tavuk yumurtası

— 

Gabarmak: Kabadayılık yapmak
Garipsimek: Özlemek 
Gelivi: Gelirmisin
Gıdım gıdım: Az az
Gıfıdak: Aniden, gizlice
Gısmuk: Cimri
Gidişmek: Kaşınmak
Gonşu: Komşu
Goşum: Hayvanın araba yada düvene bağlanmasına yarayan deri, kayış 
Göynek: Gömlek, fanila, iç giyim
Gumbir: Patates
Gundak: Kedi Yavrusu
Gunnacı: Gebe
Gurna: Sokak çeşmesinin su akan yeri 
Gürük: Civciv çıkarmak amacıyla yumurtanın üzerine yatan tavuk, anne tavuk
Gütmek Hayvan otlatmak

 — 

Hamur: Makarna
Hapazla: Avuçla
Hasıllamak: Ayıklamak, temizlemek
Hayat: Salon, üst kattaki tüm odaların kapılarının açıldığı salon 
Herkil: Ambar, depo
Herazem ağrıyor: Bütün organlarım ağrıyor
Horkudak yemek: Hokur hokur yemek, mideye indirmek, iştahla afiyetle yemek

— 

Içcak: Sıcak

— İ 

İlistir: Süzgeç
İleen: Leğen, elle çamaşır yıkamak için kullanılan yayvan ka

 — 

Kakışmak: Hayvanların dövüşmesi
Karın aç kuyruk mekere: Karnı aç ama kibirinden de vazgeçmiyor.
Kelem: Lahana
Kemre: Gübre, hayvan pisliği
Kerti: Ağaçta yapılan çentik
Kertmek: Yontmak
Kesek: Çift sürülmesinden sonra oluşmuş yumru toprak veya parça
Keyli: Bundan sonra
Kılıç: Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası
Kılırotu: Çiçeklerindeki tohum sapları dişçöpü(kürdan) yerine kullanılan ,bazı yerlerde kuş yuvası denilen bir ot
Kımçı: Küçük ince değnek,kamçı
Kınacık:Tahıl bitkileri çiçekteyken yağmurun çok yağması nedeniyle başakların arasında kalan damlaların oluşturduğu pas rengindeki hastalık
Kıpık: Gözünü çok kırpan insan
Kırcav: Kış günlerinde insanların sakal ve bıyığı,hayvanların tüyleri,bitkilerin yaprak ve dalları üzerinde oluşan buz
Kırıdak: Dik yürüyen adam
Kırışak,kırıtak: Şıklığa özenen adam
Kırıtmak,kırışmak: Başını dikerek gösteriş yapmak,kasılmak
Kırklık: Davar kırkılan makas
Kırma: Bir çeşit av tüfeği
Kırna: Çok konuşan kadın
Kırtıl: El değirmeninde çekilen buğday
Kıskıs: Cimri,pinti
Kıyıcak: Ceviz kütüğünden et kıymak için yapılan tahta
Kıyak: Güzel,biçimli,yakışıklı,düzgün giyimli
Kıynak: Cevizin yarısı
Kıygaşık: Az açık,aralık
Kızıl: Öfkeli, sert, kırıcı
Kızılca: Kızamık hastalığı
Kiniş: Marangozların pencere kasalarına açtıkları lamba ve lambayı açan araç
Kirt: Sağlam,dayanıklı
Kişelemek,kışlamak: Kümes hayvanlarını kovalamak
Kitleşmek: Yapışmak,iyice bitişmek, sıkışmak
Koyultmaç: Sütlerin koyulaştığı zaman yapılan bir çeşit tatlı
Koyun gözü: Mor çiğdem
Köçek: Düğünlerde kadın kılığına girip oynayan kimse
Kömüş: Manda
Kör: Tahıllarda görülen sürme hastalığı
Körükmek: Kuvvetini gücünü yitirmrk
Körüktürmek: Bir hayvan diğerini korkutmak
Kösülmek: Büzülmek,toplanmak,toparlanmak
Köz: İyice yanmış(ateş durumuna gelmiş) odun ya da kömür parçası
Közgüç: Yerelması (Dalkoz köyü)
Kırkmak: Traş etmek
Kumpir: Patates
Küskü gibi (Zimin gibi): Çok ağır


— 

Laylon Naylon

 
— 

Maksuzdan: İnadına, bilebile
Maşraba: Saplı su içme kabı
Mayıs: Gübre, hayvan pisliği
Meersimek: Önemsemek
Meram: istek, amaç, gaye
Mezer: Mezar
Miyancı: Dalkavuk, yaltakçı, şaklaban
Motur: Traktör
Muzurnas Muzunnas, yaramaz

— 

Nalet: Uğursuz, iyilik bilmeyen
Nemi, Lemi: Öylemi
Nodul: Üvenderenin ucuna takılan mıh

— 

Oklaaç Oklava
Oluk: Çeşmenin gurnası yada musluğundan akan ve hayvan içecegi yada sulama amacıyla kullanılacak suyun biriktiği ağaç, taş veya beton hazne
Omar: Ömer
Ooşalamak Ovalamak, bir şeyi iki el arasında ovalayıp ezmek

— Ö 

Öllüğün körü, önnüğün körü: Yok daha neler
Ölük: Ölmüş, cansız
Öndüğü gün: Geçen gün, evvelki gün
Örüklemek: Doldurmak
Örüsger: Rüzgar

— 

Pakla: Fasulye
Partal: Palavra, abartılı söz
Pese: Kırağı
Peşkir: Havlu
Pırsıtmak pıstırmak: Korkutmak, sindirmak
Püsgüüt: Büsküvi

 
— 

Ramuk Römork

 — 

Sarsuk: Ne yaptığını bilemeyen,aptalca davranan
Sayımı: Gerçekmi
Seme: Aptal, uyanık olmayan
Seyirtmek: Koşmak, 
Sıyruk: Ciltteki çizik
Susak: 1 Lokma Ekmek


— Ş 

Şakşakı: Tesbih
Şindime: Şımarma, yaramazlık yapma, sakin o
Şunca[z]cuk: Şu kadar, şu kadarcık (şuncaz şey)

 
— 

Talla: 
Tarla 

Terbiye: Koşum, at dizgini
Telaşe memuru: Çok telaşlı kişi
Temek: Samanlığa saman doldurulmak için kullanılan yer, pencere 
Temşüt: Temcit, Sahur
Tenüke: Teneke
Tepsük, tesbük: Tesbih
Tez: Acele
Tıfıl: Gelişmemiş, küçük
Tombak, tombalak: Yuvarlak, top gibi
Tonç: Su kıyısındaki toprak, iki tarla arasındaki sürülmemiş alan
Tosbaa: Kaplumbağa 
Tosnamak, tosurdamak: Surat asmak
Tutacak, dutacak: Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
Tuymuna: Bilmeden,desteksiz atış
Tuzsuzyağ: Tereyağ

 — 

Uçlamak: Yararlanmak
Uğra: Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un
Uğru: Hırsız, yolkesen
Uğunmak: Acıdan ağrıdan kıvranmak
Ustun(Üstün): Yapının çatısına konan ağaç mertek

Uşak devşek: Çoluk çocuk
Uyku semesi: Uyku sersemliği

Uylaşmak: Uzlaşmak,anlaşmak
Uylaştırmak: Uzlaştırmak,anlaştırmak
Uyutmak: Yoğurt yapmak için sütü mayalamak

 — Ü 


Üçetek: Eskiden erkeklerin, şimdi kimi köylerde kadınların giydiği bir çeşit giysi
Üflük: Islık
Üleşmek: Paylaşmak
Ümük: Bogaz, gırtlak (Ümüğünü sıkarım)
Üsteklik: Mal değişiminde malı daha değerli olanın aldığı para
Üstülük: Kağnı arabasında tekerin üstündeki bölüm
Üşencek: Üşengeç, tembel
Ütmek: Oyunda kumarda kazanmak
Ütülemek: Koyun, tavuk vb. hayvanların kıllarını tüylerini yakmak
Ütülmek: Oyunda kumarda yitirme
Üvendere: Hayvana dürtmek için kullanılan, ucuna mıh takılmış sırık

— 

Varmak: Ulaşmak
Veran: Kötü (Anay Veran Anay)

 — 

Yalak: hayvanların su içtiği ağaç kap, taş oyuğu
Yalıma: dudakta kuruma, çatlama
Yalamuk: çamın soyulup çıkarılan tabakası
Yama: dik yer,bayır,yokuş
Yamanmak: yüzüstü yere düşmek, kapaklanmak, dayanmak, yaslanmak
Yanaltı: giysi yakasındaki saç kiri
Yandak: dikenli bir bitki
Yanpiri: yan yan yürüyen
Yanpuru: eğrilmiş, çarpık
Yanıllı, böğür: Sırtın bir kısmı
Yankabuz: kötü,kaba aksi
Yangırdamak: Çok söylemek,söylenmek
Yanıkara: Sığırda,atta görülen bir hastalık
Yapıvi: Yaparmısın
Yaraş: dalkavu
Yarsımak: Ağzı sulanmak, canı çekm
Yaslağaç: hamur açmak için kullanılan tahta
Yarım yamalak: eksik,özensiz yapılmış
Yarışmak: koşmak
Yarma: buğday,arpa,mısır,bezelyenin iri çekilmişi
Yarsımak: beğenmek,hoşlanmak,imrenmek,istemek
Yastık: araba ve kağnıda dingil ile sandık(kasa)arasındaki kalın geniş tahta
Yaşmak: başla birlikte yüzü ağzı kapatan örtü
Yaşmak:ocak üstündeki sergen ve yanındaki gözler, oym
Yatanlar: ermişler
Yatır: ermiş sini(mezarı)
Yatkın: alışkın,usta,becerikli
Yavsı: kene
Yavuklu: nişanlı,sözlü
Yoka: yufka ekmek
Yolluk: Yolda yemek için hazırlanmış yemek
Yolluk: Sofa ve gezeneklerin çok basılan yerlerine,ayakçaklara serilen ince uzun yaygI
Yonga: Yontulmuş küçük odun parçaları,talaş
Yonmak: Yontmak
Yöndem: Yol,uygun biçim,yöntem
Yuğmak: Yıkamak
Yunmak: Yıkanmak
Yütümek: Ytirmek

 — 

Zahra: Hayvan yiyecegi
Zati: Zaten
Zorunan: Zoraki
Zartlak: Abartmalı kopnuşan,yalan konuşan
Zembil: Öteberi taşımakta kullanılan örme,yassı sepet
Zıpka: Ağzı geniş,paçaları dar şalva
Zimin gibi (Küskü gibi): Çok ağır
Zindan: Emekleyen çocuğu yürümeye alıştırmak için kullanılan tahta araba

 

N harfinin okunuşu sırasında bazı N harfleri normalde olduğu gibi dilin üst 
ucunun dişin dibi ile damağa birleştirilmesi ile elde edilirken, bazı N harfleri
yöreye özgü olarak dilin ucu boşlukta kalarak damağa değmeden damak
arasında dilin arka kısmı büzülerek okunmaktadır.

(T) harfi genellikle (D) olarak okunmaktadır.

(K) harfini genellikle (G) olarak ve bastırarak söylüyoruz.

 

 

ZİYARET BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret35223
TAKVİM
ILGAZ KÖY SİTELERİ